Çocuk kitaplarında anlatı yapısı yaşla birlikte nasıl değişiyor? Bilimsel verilere dayalı bu yazıda, anlatı karmaşıklığının çocuklarda okuma becerisi, dil gelişimi ve okuryazarlık üzerindeki etkilerini keşfedin.

Çocuklara okuma alışkanlığı geliştirmek, onların akademik başarısı ve dil gelişimi için kritik bir hedeftir. Bu süreçte, çocuk kitaplarında anlatı yapısı ve hikâyelerin bütünlüğü, çocukların okuma deneyimini ve becerilerini derinden etkiler. Nitekim araştırmalar, yaşa uygun kitap seçimi yapmanın çocukların okuma alışkanlığı kazanmasında kilit rol oynadığını göstermektedir. Anlatısı çocuğun diline ve anlayış seviyesine uyumlu kitaplar, onlara okumayı sevdirecek akıcı ve keyifli bir deneyim sunar. Öte yandan, çok basit ya da çok karmaşık metinler çocuk için ya sıkıcı ya da zorlayıcı olabilir. Bu dengeyi sağlamak için hikâyelerdeki anlatı bütünlüğü ve karmaşıklık düzeyine dikkat etmek gerekiyor.
Peki çocukların anlattığı sözlü hikâyeler yaşla birlikte nasıl gelişiyorsa, onların okuduğu çocuk kitapları da benzer şekilde farklı anlatı karmaşıklığı düzeyleri barındırır mı? Bu soruya yanıt arayan bilim insanları, yakın tarihte kapsamlı bir çalışma gerçekleştirdiler. Sonuçlar, metinlerdeki anlatı dinamiklerinin sınıf düzeyi arttıkça belirgin biçimde değiştiğini ve bunun çocukların okuma becerisi gelişiminde önemli bir etkiye sahip olabileceğini ortaya koyuyor.
Brezilya’daki bir araştırma ekibi, 1.627 adet çocuk edebiyatı metnini (masal, hikâye kitabı vb.) birinci sınıftan lise sona kadar, yani 13 yıllık eğitim kademesini kapsayacak şekilde analiz etti. Bu kapsamlı veri setinde her bir metnin anlatı yapısı, kelime-tekrarı grafik analizi adı verilen bir yöntemle incelendi. Basitçe ifade etmek gerekirse, bu yöntem metindeki her kelimeyi bir düğüm (nokta) olarak gösterip, kelimeler arası bağları (ardışık kullanım gibi) birer çizgi olarak çizerek hikâyenin ağ şeklinde bir haritasını çıkarıyor. Bu sayede her metin için anlatı bağlantılılığı (narrative connectedness) veya başka deyişle anlatı bütünlüğü ölçülmüş oluyor.
Analiz sonuçları çok çarpıcı bir eğilime işaret ediyor: Anlatı bağlılık düzeyi, özellikle ilk üç sınıf yılında olmak üzere, sınıf düzeyi arttıkça eksponansiyel biçimde yükseliyor. İlk yıllarda çocuk kitapları daha sade ve tekrarlar içeren bir yapıya sahipken, üst sınıflara yönelik kitaplarda hikâyelerin yapısı belirgin biçimde daha karmaşık hale geliyor. Örneğin, klasik Külkedisi (Cinderella) masalının birinci sınıf için basitleştirilmiş versiyonu ile beşinci sınıf için uyarlanmış versiyonu karşılaştırıldığında, her ikisi de benzer uzunlukta olmasına rağmen 5. sınıf versiyonunun çok daha karmaşık bir anlatı yapısı içerdiği görülmüş. Bu bulgu, aynı hikâyenin bile yaş grubuna göre farklı derinlikte anlatılabildiğini gösteriyor.
Dahası, araştırmacılar metinlerin graf özellikleri ile tavsiye edilen sınıf düzeyleri arasında güçlü istatistiksel bağlantılar buldular. Özellikle, ileri sınıflara önerilen metinlerde tekrar eden kelime dizileri azalıp hikâyedeki bağlantılar çeşitleniyor; daha erken dönem kitaplarında ise basit tekrarlar daha yaygın. Bir başka deyişle, daha karmaşık ve az tekrarlı anlatılar daha ileri ve akıcı okuyucular için öneriliyor, daha basit ve bol tekrarlı metinler ise okuma yolculuğunun başındaki çocuklar için uygun görülüyor. Bu sonuç, eğitim materyallerinin öğrenci yaşına ve dil becerisine göre kasıtlı olarak yapılandırıldığı fikrini destekliyor. Nitekim çalışma bulguları, çocukların okuma seviyelerine uygun kitaplar seçilerek onlara daha etkili okuma deneyimleri sunulabileceğine ve bu yolla okuryazarlık becerilerinin güçlendirilebileceğine işaret ediyor. Hatta araştırmacılar, uygun kitap seçiminin sadece anlık okuma başarısını değil, aynı zamanda yaşam boyu sürecek bir okuma sevgisi ve alışkanlığı kazandırmada da rol oynayabileceğini vurguluyor.
Anlatı karmaşıklığı, bir hikâyenin yapısal derinliği ve bağlantılılık düzeyi olarak tanımlanabilir. Basit bir hikâyede olaylar genellikle düz bir çizgide ilerler, az sayıda karakter bulunur ve benzer cümle yapıları veya tekrar eden ifadeler sıkça kullanılır. Böylece küçük yaşlardaki çocuklar için metnin anlaşılması ve takibi kolaylaşır. Örneğin okul öncesi veya birinci sınıf kitaplarında "tekerleme" tarzı tekrarlar ve öngörülebilir olay örgüleri yaygındır. Buna karşın karmaşık bir anlatı, birden fazla olay örgüsünü, daha geniş bir kelime dağarcığını ve karakterler arası girift ilişkileri içerebilir. İleri düzey bir çocuk romanında geçmişe dönüşler, paralel hikâye akışları veya karakter gelişimleri gibi unsurlar görmek mümkündür.
Araştırmalar gösteriyor ki eğitim yayıncıları ve yazarlar, çocukların gelişimsel seviyelerine uygun olarak bu karmaşıklık düzeyini kademeli şekilde artırıyor. İlk sınıflarda kitaplar bilinçli şekilde kısa cümleler, bol tekrar ve tek bir ana fikre odaklanırken; sınıf seviyesi yükseldikçe cümleler uzuyor, kelime çeşitliliği artıyor ve hikâyenin anlatı bütünlüğü daha zengin bağlantılarla örülüyor. Yukarıda bahsedilen Külkedisi masalı örneği de tam olarak bunu gösteriyor: Küçük yaştaki çocuklara yönelik versiyon, olayları basit bir sırayla anlatıp her bölümde benzer kalıpları tekrar ederken; daha büyük çocuklara yönelik versiyon, masaldaki neden-sonuç ilişkilerini, duygusal temaları ve karakter gelişimini daha detaylı işleyerek anlatı yapısını derinleştiriyor.
Anlatı karmaşıklığının sınıf düzeyine göre artması, metnin çocuğun bilişsel ve dilsel gelişimiyle uyumlu olmasını sağlar. Birinci sınıftaki bir çocuk, ancak basit ve doğrudan bir hikâyeyi takip edebilirken, beşinci sınıfa gelen bir çocuk daha karmaşık kurguları zihninde canlandırıp anlayacak olgunluğa erişir. Böylece her yaşta çocuk, ne çok kolay ne de içinden çıkılmaz derecede zor gelen, tam "kararında" bir zihinsel uyaranla karşılaşır. Sonuç olarak, kitapların bu şekilde yapılandırılması çocuğun hem okuma özgüvenini hem de zevkini yükseltir, çünkü çocuk kendisiyle “uyumlu” bir metni başarıyla okuyup anladıkça motive olur.
Anlatı yapısının çocuk gelişimine uygun kurgulanması, birçok yönden olumlu katkı sağlar. İşte sağlam bir hikâyenin çocuklarda geliştirdiği bazı beceriler:
Dil Gelişimi: Zengin ve tutarlı bir hikâye, çocuklara yeni kelimeler ve dil yapıları öğrenme fırsatı sunar. Çocuk, metindeki bağlamdan çıkardığı ipuçlarıyla kelime hazinesini genişletir ve daha karmaşık cümle yapılarına maruz kalarak dil bilgisini güçlendirir. Ayrıca, anlatı bütünlüğü yüksek metinler çocuğun anlama becerisini artırır; çünkü olay örgüsündeki tutarlılık, çocuğun okuduklarını zihninde birleştirerek anlamlandırmasını kolaylaştırır. Sonuç olarak, iyi kurgulanmış çocuk kitapları okuryazarlık becerilerinin gelişimini hızlandıran birer araçtır.
Eleştirel Düşünme: Karmaşık hikâyeler, çocukların sadece "ne olduğunu" değil, "neden olduğunu" da sorgulamasını teşvik eder. Olaylar arasındaki neden-sonuç ilişkilerini çözmeye, karakterlerin duygularını ve motivasyonlarını anlamaya çalışan çocuk, aktif bir zihinle okur. Bu süreç, problem çözme ve analiz yapma yeteneklerini pekiştirir. Nitekim hikâye kitaplarının çocukların problem çözme, empati kurma ve analitik düşünme becerilerini geliştirdiği bilinmektedir. Örneğin, bir masaldaki kahramanın karşılaştığı sorunları ve bulduğu çözümleri tartışmak, çocuğun kendi hayatında da benzer durumlarda çözüm üretme kapasitesini destekler. Aynı şekilde, farklı karakterlerin bakış açılarını anlamaya çalışmak empati duygusunu ve eleştirel bakış açısını geliştirir.
Okuma Akıcılığı: Anlatı bütünlüğü kuvvetli, akıcı bir metin, çocuğun okuma akıcılığını ve hızını olumlu etkiler. Bir hikâyede olaylar mantık silsilesiyle bağlanıyorsa çocuk metni daha kolay takip eder ve takılmadan, duraksamadan okuyabilir. Okuma akıcılığı yüksek çocuklar, metnin ritmini yakalar ve okuma eyleminden daha fazla keyif alır. Araştırmalar, edebi metinlerde artan anlatı karmaşıklığının okuma akıcılığını ve okuryazarlığı geliştirmede güçlü bir araç olduğunu ortaya koymuştur. Yani, iyi yazılmış tutarlı hikâyeler çocukların okuma becerisini sadece teknik açıdan (daha hızlı ve doğru okuma) değil, aynı zamanda anlama açısından da ilerletir. Akıcı okuma deneyimi yaşayan bir çocuk, daha fazla okumak isteyecektir ve bu da uzun vadede kalıcı bir okuma sevgisine zemin hazırlar.
Anlatı Bütünlüğü Neden Önemlidir?
Çocuklara okuma alışkanlığı geliştirmek, onların akademik başarısı ve dil gelişimi için kritik bir hedeftir. Bu süreçte, çocuk kitaplarında anlatı yapısı ve hikâyelerin bütünlüğü, çocukların okuma deneyimini ve becerilerini derinden etkiler. Nitekim araştırmalar, yaşa uygun kitap seçimi yapmanın çocukların okuma alışkanlığı kazanmasında kilit rol oynadığını göstermektedir. Anlatısı çocuğun diline ve anlayış seviyesine uyumlu kitaplar, onlara okumayı sevdirecek akıcı ve keyifli bir deneyim sunar. Öte yandan, çok basit ya da çok karmaşık metinler çocuk için ya sıkıcı ya da zorlayıcı olabilir. Bu dengeyi sağlamak için hikâyelerdeki anlatı bütünlüğü ve karmaşıklık düzeyine dikkat etmek gerekiyor.
Peki çocukların anlattığı sözlü hikâyeler yaşla birlikte nasıl gelişiyorsa, onların okuduğu çocuk kitapları da benzer şekilde farklı anlatı karmaşıklığı düzeyleri barındırır mı? Bu soruya yanıt arayan bilim insanları, yakın tarihte kapsamlı bir çalışma gerçekleştirdiler. Sonuçlar, metinlerdeki anlatı dinamiklerinin sınıf düzeyi arttıkça belirgin biçimde değiştiğini ve bunun çocukların okuma becerisi gelişiminde önemli bir etkiye sahip olabileceğini ortaya koyuyor.
Araştırma Özeti: Hangi Veriler Ne Söylüyor?
Brezilya’daki bir araştırma ekibi, 1.627 adet çocuk edebiyatı metnini (masal, hikâye kitabı vb.) birinci sınıftan lise sona kadar, yani 13 yıllık eğitim kademesini kapsayacak şekilde analiz etti. Bu kapsamlı veri setinde her bir metnin anlatı yapısı, kelime-tekrarı grafik analizi adı verilen bir yöntemle incelendi. Basitçe ifade etmek gerekirse, bu yöntem metindeki her kelimeyi bir düğüm (nokta) olarak gösterip, kelimeler arası bağları (ardışık kullanım gibi) birer çizgi olarak çizerek hikâyenin ağ şeklinde bir haritasını çıkarıyor. Bu sayede her metin için anlatı bağlantılılığı (narrative connectedness) veya başka deyişle anlatı bütünlüğü ölçülmüş oluyor.
Analiz sonuçları çok çarpıcı bir eğilime işaret ediyor: Anlatı bağlılık düzeyi, özellikle ilk üç sınıf yılında olmak üzere, sınıf düzeyi arttıkça eksponansiyel biçimde yükseliyor. İlk yıllarda çocuk kitapları daha sade ve tekrarlar içeren bir yapıya sahipken, üst sınıflara yönelik kitaplarda hikâyelerin yapısı belirgin biçimde daha karmaşık hale geliyor. Örneğin, klasik Külkedisi (Cinderella) masalının birinci sınıf için basitleştirilmiş versiyonu ile beşinci sınıf için uyarlanmış versiyonu karşılaştırıldığında, her ikisi de benzer uzunlukta olmasına rağmen 5. sınıf versiyonunun çok daha karmaşık bir anlatı yapısı içerdiği görülmüş. Bu bulgu, aynı hikâyenin bile yaş grubuna göre farklı derinlikte anlatılabildiğini gösteriyor.
Dahası, araştırmacılar metinlerin graf özellikleri ile tavsiye edilen sınıf düzeyleri arasında güçlü istatistiksel bağlantılar buldular. Özellikle, ileri sınıflara önerilen metinlerde tekrar eden kelime dizileri azalıp hikâyedeki bağlantılar çeşitleniyor; daha erken dönem kitaplarında ise basit tekrarlar daha yaygın. Bir başka deyişle, daha karmaşık ve az tekrarlı anlatılar daha ileri ve akıcı okuyucular için öneriliyor, daha basit ve bol tekrarlı metinler ise okuma yolculuğunun başındaki çocuklar için uygun görülüyor. Bu sonuç, eğitim materyallerinin öğrenci yaşına ve dil becerisine göre kasıtlı olarak yapılandırıldığı fikrini destekliyor. Nitekim çalışma bulguları, çocukların okuma seviyelerine uygun kitaplar seçilerek onlara daha etkili okuma deneyimleri sunulabileceğine ve bu yolla okuryazarlık becerilerinin güçlendirilebileceğine işaret ediyor. Hatta araştırmacılar, uygun kitap seçiminin sadece anlık okuma başarısını değil, aynı zamanda yaşam boyu sürecek bir okuma sevgisi ve alışkanlığı kazandırmada da rol oynayabileceğini vurguluyor.
Anlatı Karmaşıklığı Nedir? (ve Sınıf Düzeyine Göre Nasıl Değişir)
Anlatı karmaşıklığı, bir hikâyenin yapısal derinliği ve bağlantılılık düzeyi olarak tanımlanabilir. Basit bir hikâyede olaylar genellikle düz bir çizgide ilerler, az sayıda karakter bulunur ve benzer cümle yapıları veya tekrar eden ifadeler sıkça kullanılır. Böylece küçük yaşlardaki çocuklar için metnin anlaşılması ve takibi kolaylaşır. Örneğin okul öncesi veya birinci sınıf kitaplarında "tekerleme" tarzı tekrarlar ve öngörülebilir olay örgüleri yaygındır. Buna karşın karmaşık bir anlatı, birden fazla olay örgüsünü, daha geniş bir kelime dağarcığını ve karakterler arası girift ilişkileri içerebilir. İleri düzey bir çocuk romanında geçmişe dönüşler, paralel hikâye akışları veya karakter gelişimleri gibi unsurlar görmek mümkündür.
Araştırmalar gösteriyor ki eğitim yayıncıları ve yazarlar, çocukların gelişimsel seviyelerine uygun olarak bu karmaşıklık düzeyini kademeli şekilde artırıyor. İlk sınıflarda kitaplar bilinçli şekilde kısa cümleler, bol tekrar ve tek bir ana fikre odaklanırken; sınıf seviyesi yükseldikçe cümleler uzuyor, kelime çeşitliliği artıyor ve hikâyenin anlatı bütünlüğü daha zengin bağlantılarla örülüyor. Yukarıda bahsedilen Külkedisi masalı örneği de tam olarak bunu gösteriyor: Küçük yaştaki çocuklara yönelik versiyon, olayları basit bir sırayla anlatıp her bölümde benzer kalıpları tekrar ederken; daha büyük çocuklara yönelik versiyon, masaldaki neden-sonuç ilişkilerini, duygusal temaları ve karakter gelişimini daha detaylı işleyerek anlatı yapısını derinleştiriyor.
Anlatı karmaşıklığının sınıf düzeyine göre artması, metnin çocuğun bilişsel ve dilsel gelişimiyle uyumlu olmasını sağlar. Birinci sınıftaki bir çocuk, ancak basit ve doğrudan bir hikâyeyi takip edebilirken, beşinci sınıfa gelen bir çocuk daha karmaşık kurguları zihninde canlandırıp anlayacak olgunluğa erişir. Böylece her yaşta çocuk, ne çok kolay ne de içinden çıkılmaz derecede zor gelen, tam "kararında" bir zihinsel uyaranla karşılaşır. Sonuç olarak, kitapların bu şekilde yapılandırılması çocuğun hem okuma özgüvenini hem de zevkini yükseltir, çünkü çocuk kendisiyle “uyumlu” bir metni başarıyla okuyup anladıkça motive olur.
Gelişimsel Katkılar: Dil, Eleştirel Düşünme, Okuma Akıcılığı
Anlatı yapısının çocuk gelişimine uygun kurgulanması, birçok yönden olumlu katkı sağlar. İşte sağlam bir hikâyenin çocuklarda geliştirdiği bazı beceriler:
Dil Gelişimi: Zengin ve tutarlı bir hikâye, çocuklara yeni kelimeler ve dil yapıları öğrenme fırsatı sunar. Çocuk, metindeki bağlamdan çıkardığı ipuçlarıyla kelime hazinesini genişletir ve daha karmaşık cümle yapılarına maruz kalarak dil bilgisini güçlendirir. Ayrıca, anlatı bütünlüğü yüksek metinler çocuğun anlama becerisini artırır; çünkü olay örgüsündeki tutarlılık, çocuğun okuduklarını zihninde birleştirerek anlamlandırmasını kolaylaştırır. Sonuç olarak, iyi kurgulanmış çocuk kitapları okuryazarlık becerilerinin gelişimini hızlandıran birer araçtır.
Eleştirel Düşünme: Karmaşık hikâyeler, çocukların sadece "ne olduğunu" değil, "neden olduğunu" da sorgulamasını teşvik eder. Olaylar arasındaki neden-sonuç ilişkilerini çözmeye, karakterlerin duygularını ve motivasyonlarını anlamaya çalışan çocuk, aktif bir zihinle okur. Bu süreç, problem çözme ve analiz yapma yeteneklerini pekiştirir. Nitekim hikâye kitaplarının çocukların problem çözme, empati kurma ve analitik düşünme becerilerini geliştirdiği bilinmektedir. Örneğin, bir masaldaki kahramanın karşılaştığı sorunları ve bulduğu çözümleri tartışmak, çocuğun kendi hayatında da benzer durumlarda çözüm üretme kapasitesini destekler. Aynı şekilde, farklı karakterlerin bakış açılarını anlamaya çalışmak empati duygusunu ve eleştirel bakış açısını geliştirir.
Okuma Akıcılığı: Anlatı bütünlüğü kuvvetli, akıcı bir metin, çocuğun okuma akıcılığını ve hızını olumlu etkiler. Bir hikâyede olaylar mantık silsilesiyle bağlanıyorsa çocuk metni daha kolay takip eder ve takılmadan, duraksamadan okuyabilir. Okuma akıcılığı yüksek çocuklar, metnin ritmini yakalar ve okuma eyleminden daha fazla keyif alır. Araştırmalar, edebi metinlerde artan anlatı karmaşıklığının okuma akıcılığını ve okuryazarlığı geliştirmede güçlü bir araç olduğunu ortaya koymuştur. Yani, iyi yazılmış tutarlı hikâyeler çocukların okuma becerisini sadece teknik açıdan (daha hızlı ve doğru okuma) değil, aynı zamanda anlama açısından da ilerletir. Akıcı okuma deneyimi yaşayan bir çocuk, daha fazla okumak isteyecektir ve bu da uzun vadede kalıcı bir okuma sevgisine zemin hazırlar.
Ribeiro, B. T., Gonçalves, B., Oliveira, D. R. R., Silva, A. A., & Gonçalves, L. (2022). Once Upon a Time… Literary Narrative Connectedness Progresses with Grade Level: Potential Impact on Reading Fluency and Literacy Skills. arXiv preprint.
2025 TÜYAP Kitap Fuarı’na nasıl gidilir? Metrobüs, otobüs, özel araç ve şehir dışından ulaşım rehberi burada.
Çocuk kitabı yazarken empati nasıl işlenir? Sosyal-duygusal öğrenmeyi merkeze alan hikâyelerle çocukların duygusal gelişimini desteklemenin yollarını keşfedin.
Çocuk kitabı yazmak mı istiyorsunuz? Hedef yaş grubu belirlemeden anlatım diline kadar dikkat etmeniz gereken en önemli 10 tavsiyeyi bu yazıda keşfedin.
"Kitap okumanın çocuk gelişimine katkıları nelerdir? Dil gelişiminden empatiye, akademik başarıdan yaratıcılığa kadar kitapların çocuklar üzerindeki 8 önemli etkisini bu rehberde keşfedin."
| 0% |